Ana içeriğe atla

KENDİ VİCDANINI BAŞKAN EDİNMEK.

Başkanlık mı gelecek, Başbakanlık mı devam edecek ?

Başbakan neden gitti. İyi mi oldu kötümü?

Bu işlerden kan mı çıkar yoksa hayırlı mı olur?

Herkes yazmaktan, konuşup tartışmaktan usanmadı.

Sen onları bırak da kendi ruhunda senin başkanın vicdanın mı yoksa içindeki egoist şeytanın mı ona bak.

Bütün moleküllerine kadar seni bir damla sudan yaratan Allah’a mı kulluk ediyorsun yoksa önünde bel büktüğün sayısı sınırsız birçok başka tanrın mı var?

Sen paraya, makama, sekse, gözünde büyüttüğün senin gibi insan olan politikacılara, ruhbanlara, yazarlara, şarkıcılara ve komedyenlere kulluk ettiğin müddetçe seni başkan mı yoksa başbakan mı yönetmiş ne önemi var.

Yaratıcın bana kimseyi ortak koşmayacaksın demişken “tapıyorum sana” “ölürüm senin için” diye bağırarak önlerinde her gün yüz kere secde ettiğin bir ton topçu, popçu, siyasetçi ve ideolojik putlar iliğini kemiğini sömürürken, seni yönetenlerin unvanı başkan, kral, başbakan, sultan veya hoca olmuş hiç fark etmez.

Oturduğun kahve, bar, sınıf, kantin, ofis, televizyon ve klavye başından “başkanlık istemeyiz” veya “başkanlık gelecek dünya cennet olacak” diye bik bik öteceğine önce senin ruhunun başkanı kim ona bir dikkat kesil.

Orta yaşlı hırsızdan hallice koca göbekli işadamının biri onu aylarca karnında taşımış ve yıllarca besleyip büyütmüş öz annesini sırf yeni evlendiği kokona karısı evde istemiyor diye sidik ve dışkı kokan bir huzurevine kapatır ve orada ölmeye terk eder ama “Başkanlık sistemi bizi bitirir dostum” diye katıldığı ve sürekli tıkındığı meslek odaları toplantılarında ahkam keser.

Üç defa evlenip boşanmış ve aldatarak boşadığı her kocasından yüklü miktarda para da kopartmayı başarmış platin saçlı şirret kadının öz babası iki ayağı kesik bir şekilde tek başına paçavralar içerisinde kartondan bozma bir evde hayatta kalmaya çalışır. Bu kadın ona ayda yüz lira bile göndermeyi kendisine angarya görüp babasının varlığını bile unutmuş bir şekilde Avrupa’da yaşadığı lüks evinden internete girip “Başkanlık sistemine karşı olanlar Vatan hainidir” diye tweetler döşer. Kendisinin ne babasıyla ne de vatanla bir alakası varmış gibi.

Annesinden kendisine miras kalan evde yüksek bir kira karşılığında yıllardır oturan öz teyzesinin kocası beklenmedik bir şekilde işten çıkartılıp yeni iş bulamadığı için türlü tehditler ve şirretlikle evini boşaltmalarını isteyen şişman ve açgözlü market sahibini de unutmayalım.Kendisi marketin önüne attığı sandalyede bir elinde çay diğer elinde gazete, bir yandan okuyup diğer yandan da “Bu yapılanlar büyük nankörlük arkadaş” diye cık cıklanır durur.

Yetimlerin malını acımadan iç edenler, sokakta iki bebesiyle para dilenmek zorunda kalmış Suriyeli genç kadının yanından “Iyy” diye yüzünü buruşturarak geçenler, Komşusu “çöpünüzü bizim evin önüne koymasanız ne güzel olur” diye kibarca kendisini uyarınca karşılık olarak adamın burnunu yumrukla kıranlar, karısını akşam yemeğinde tuzu az koymuş bahanesiyle aralıksız bir saat lastik hortumla dövenler, iş yerinde emri altında çalışan eli kolu bağlı insanlara her türlü tacizi ve haksızlığı yapanlar.

Kısacası hayatta insanlara eziyet etmek ve kendilerini beğenip böbürlenmekten başka işe yaramayan bir ton çer çöp takımı başkanlık sistemiyle yönetilse ne olur doğrudan demokrasi sistemiyle yönetilse ne olur.

Sen bırak başkanlığı ve siyaseti de önce insan ol insan. Bir ülkede yaşayanların çoğunluğu nasılsa idarecileri de öyle olur. Sizler inançlı, dürüst, hak bilir ve vicdanlıysanız meraklanmayın yöneticinizde öyle olacaktır. Ancak çoğunluğunuz kaba-saba, zalim ve kötü karakterliyseniz, başınızdakinden de farklı olmasını beklemeyin.

Kısacası iyilik ve kötülük sistemlerden değil insanların kendisinden gelir.

İşin Özü :

“Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez. (Nisa Suresi- 36)

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…