Ana içeriğe atla

GELECEĞİ DÜŞÜNMEK

Yeni bir finans ve para dolaşım sisteminin öncüsü Paypal firmasının Türkiye’den çekilme kararı alması beni oldukça düşündürdü. Günlük meselelerimizden dünyanın gittiği yeri ve teknolojinin her saniye alıştığımız sistemlere ve düşünce tarzlarına ne tür darbeler indirdiğini pek fark edemiyoruz galiba. Hepimizin elinde son sistem elektronik cihazlar olmasına rağmen düşünce yapılarımız önceki yüzyıllardan kalma. Gelin sizi şöyle biraz kafamın içinden geçen düşünceler arasında bir geziye çıkartayım.

1)İnsanlığın gelecekle alakalı hayalleri eskiden çok daha geniş kapsamlıydı, altmışlı yılların çocuk dergileri arasında gezinirken içinde yaşadığımız iki binli yıllarda uçan arabaların normalleşeceğini düşündüklerini görürdük ama şu anda gerçek anlamda gelişen sadece bilişim teknolojileri yani uçan arabalar yerine, uçan selfie paylaşımları var yaşamımızda. Bu teknolojik durağanlığın pek çok sebebi bulunmaktadır.

2)En yetenekli beyinlerimiz lise ve üniversite ortamlarında başarı eşittir not ve diploma kıskacında birbirleriyle rekabet ederek çürüyorlar. Zihinsel güçlerini önce okul hayatında daha sonrada “kariyer” denilen birçoğu gereksiz ve anlamsız işlerde birkaç kuruş uğruna harcayan ve bir türlü açamadan solup giden dehalar belki de özgür ortamlarda üretmeye ve tasarımlamaya yönlendirilseydi şu an bambaşka keşiflerden bahsediyor oluyorduk. Sıradan bir hayatı kazanmak uğruna resmi eğitim sistemlerine harcanan emek, para ve körelen dehalar denkleminin kırılması çok önemlidir. “Güzel maaşlı” işi olsun diye nefret ettiği bir bölümde okumak zorunda kalan ve belki imkân verilse yeni bir Isaac Newton olabilecek zihinlerimizi resmen çöpe atıyoruz. İnsanlığın teknolojik gelişimimizin genel olarak yavaşlamasının en büyük sebebi not, diploma ve yüksek maaşlı kariyere odaklanmış eğitim sistemleridir.

3)Avrupa Birliği pek çok Avrupa ülkesini ve içindeki insanları merkezi bürokrasi, lidersizlik ve ortak bir amacın olmamasıyla söndürdü. Bir zamanların bilim ve felsefe merkezleri olan Avrupa şehirleri artık sadece insanların tarihi eserler önünde poz verdiği turist lunaparklarına dönüşmüştür. Avrupa şu an ne yapacağını bilmeyen, plan kuramayan ve dünyadaki olaylar geliştikçe cevap vermeye çalışan on kafalı sersem bir deve benzemektedir. Avrupa’nın bilim sahnesinden çekilmesinin sonuçlarını daha yeni yeni görmeye başladık.

4)Üretim ve tüketimin globalleştiği bir dünyada, sınırlı dünya kaynaklarının giderek daha çok tüketildiği bir Pazar yapısında eğer teknolojimiz globalleşmemiz ölçüsünde gelişmezse kısa zamanda doğal kaynaklarımızı yok eder ve kıyamet yolculuğumuza başlarız. Binlerce yıldır içine bile girilmesi zor olan Amazon ormanları elli sene sonra çöle dönecek. Yüzbinlerce yıldır pasifiğin tropik denizlerinde kendi halinde yaşayan balıklar bile renkleri çok orijinal diye tonlarca yakalanıp Amerika ve Avrupa'daki akvaryumlara ölüme gönderiliyor. Kısacası dünya kaynaklarının yerine yenisini koyabilecek teknolojileri üretmeden bu şekilde tüketmeye devam edersek ortada tüketecek bir şeyler kalmayacaktır. Yaşam şekilleri değişmeden dünyadaki ülkelerin global ticaretle zenginleşmesi de problemlidir. Mesela bugün Hindistan ve Çin’deki milyonlarca insan bir anda Batılılar gibi tüketmeye ve yaşamaya başlarsa çok ciddi hava ve çevre kirliliği problemleri baş gösterecektir ve doğal kaynaklarda ciddi şekilde azalacaktır. Yani globalleşmeye özgü daha akılcı yaşam ve düşünce şekilleri üretilmeden dünyadaki ülkelere sadece para girerse çok ciddi sorunlar ortaya çıkar.

5)Başarılı firmaların hepsi aslında tekeldir. Kendi sektörlerinde insanların özel bir problemini kendilerine özgü bir şekilde çözen firma bu alanda tekeldir ve başarılıdır. Başarısız bir firmanın başarısız olma sebebi belli bir alanda problem çözmeyi tekeline alamaması ve aynı şeyi yapan bir çok firmayla rekabet etmesidir. Teknoloji geliştikçe insanların problemleri de değişiyor her yeni çıkan teknoloji çözülmesi gereken yeni problemler anlamına gelir ve bunu yakalayarak vakit geçirmeden tekelleşebilen firmalar başarılı olacaktır. Kısacası THY başka havayolları firmalarıyla rekabet etmek zorundayken Google tekeldir. Başarı derken bundan bahsediyorum

6)Eskiden önce ürün ve hizmetinizi geliştirir sonra bunu reklam ve pazarlamacılarla tüketiciye satmaya çalışırdınız. Yeni piyasa sistemindeyse ürününüz ve hizmetinizi daha tasarım aşamasında uygun algı yönetimiyle belirlersiniz. Yani eğer ürün ve hizmetinizi satmak için reklam ve pazarlamacılara ihtiyacınız varsa probleminiz var demektir.

7)Bireysel yetenek ve özelliklerin eskisinden çok daha önemli olduğu bir çağı yaşarken gençlere aynı bilgileri, aynı şekillerde ve aynı hedef doğrultusunda onların yetenek, karakter ve hedef farklarını göz önüne almadan kafalarına tıkmaya devam ederek “eğitim” veremeyiz. Teknolojinin imkanlarını da kullanarak mümkün olan en esnek ve kişiye özel eğitim modelleri geliştirilmek zorundayız.

8)Şirketleri sadece ürün ve hizmet üreten kurumlar olarak görmemek lazımdır. Bugün şirketlerin uygun Algı Yönetimi teknikleri ve uzun vadeli stratejiler kullanarak “marka” haline dönüşmesi çok önemlidir. Kısacası şirketinizin markası ürettiği ürünlerden çok daha fazla satmalı. Şirketinizin markasını sadece tüketicilere değil çalışanlarınız ve hissedarlarınıza da satmanız gerekir. Kısacası artık marka değilseniz hiçbir şey değilsiniz.

9)Gıda ve Beslenme gibi alanlarda bilgimiz ve teknolojimiz istenilen ölçüde gelişmedi. Yıllardır sağlıklı beslenme diye gıda üreticisi lobiler tarafından bize sunulan düşük yağ ve yüksek karbonhidratlı beslenmenin aslında sağlıksız olduğunu etrafımızı dolduran obezlerden ve hasta insanlara bakarak daha yeni yeni anlıyoruz. Bugün tükettiğimiz hangi gıda tam olarak bedenimizde ne gibi bir etki yaratıyor konulu bilgilerimiz bizden binlerce yıl uzaktaki yıldızlar hakkındaki bilgilerimizden çok daha az.

10)Bilişim sektörüne giren zeki ve potansiyelli insanlarımızı çok daha etkin kullanmamız gerekir. Bu zeki insanları sadece muhasebe takip programları yazmak, web sitesi tasarlamak ve şirket sitelerine nasıl daha fazla tık sağlarız gibi konuları düşünmek gibi alanlarda kullanmak büyük hatadır. Mutlaka bilgisayar ve teknoloji konularında yetenekli ve donanımlı insanlara çalışabilecekleri ve üretebilecekleri büyük projeler için imkan sağlamak zorundayız.

Kısacası geleceği düşünmeden, sadece günlük sığ tartışmalar içinde günlerini geçirenlerin durumu gözleri bağlı bir şekilde arabasını sürmeye çalışıp kocaman bir duvara toslayarak felakete uğrayan sürücünün durumuna benzer. Şu anda gördüğüm kadarıyla her kesimden insanımızın büyük bir çoğunluğunun yaptığı da ne yazık ki sadece bu.

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

BAŞARISIZ BİR İNSAN OLMANIN DOKUZ YOLU

Sevgili Dostum,

Yıllardır seni daha başarılı bir insan yapmak için uğraşıp duruyorum. İşimi gücümü bırakıp sana güzel güzel yazılar yazıyorum ama okumuyorsun ve "hocam çok uzun yazıyorsunuz" diye bana mesajlar atıyorsun.

Tamam kardeşim diyorum ve sana kısacık kısacık resimli paragraflar yazıyorum bu sefer de "ee hani burada bir şey yazmıyor bana ne yapacağım tam anlatmamışsın" diye bana kızıyorsun. Bu sefer sana ulaşabilmek için minnacık minnacık uyandırıcı tweetler atıyorum onları da laf sokmalı ve esprikli söz değil diye beğenmiyor ve benim yerine trolleri takip ediyorsun.

Bu iş yazıyla olmuyor, gel bak sana eğitim düzenledik ve sadece bir akşam yemeği parasına bir günde sana otuz kitaplık bilgi vereceğim, üstelik benimle tanışıp istediğin soruyu da sorabilirsin diyorum "size şimdi para mı vereceğiz,hep paragözsünüz zaten" diyorsun (sanki cebindeki telefonla ayağındaki ayakkabıyı sana bedava verdiler de biz paragöz olduk).

Hele öyle sana "bak,ben …