Ana içeriğe atla

NASIL KİŞİSEL GELİŞİM UZMANI OLUNUR.

Değerli dostum,

Eğer günde on saate yakın iliğini kemiğini sömüren patron besleme “kariyerinden” bıkmışsan, veya süper bir özgeçmişe sahip olmana ve hayatının yirmi senesini okumakla geçirmene rağmen halen iş bulamayan bir işsizler ordusu neferiysen sana büyük bir müjdem var. Eğer gerçekten tüm benliğinle istersen sen de çok para kazanan bir “kişisel gelişim uzmanı” olabilirsin hatta hiç beklemene gerek yok, hemen şimdi şu anda olabilirsin. Tüm yapman gereken bu yazıyı dikkatlice okuyup sana söylediklerimi harfiyen yerine getirmek olacaktır. Eğer dediklerimi harfiyen yerine getirirsen bugünden itibaren sana da şan, şöhret ve para kapıları açılacak ve “kölelikten” ilelebet kurtulmuş olacaksın. Hadi bakalım bir an önce başlayalım hakkın olan başarı için yeterince bekledin zaten.

1) Öncelikle sevgili dostum bir kişisel gelişim uzmanı olmaya niyet etmen gerekiyor. Bu sektör öyle güzel bir sektördür ki istediğin her şeyi anında olabilirsin. Mesela çenen iyi laf mı yapıyor “etkili iletişim uzmanıyım” diye atıl ortaya. Giyinmeyi süslenmeyi çok mu seviyorsun o zaman “etkili kişisel ve kurumsal imaj danışmanı” ol gitsin. Kısacası olabileceğin her şey senin niyet etmene bağlı. Beden dili uzmanıyım de, Koçum de, Quantum Gelişim Uzmanıyım de hatta “Yaşam mühendisi” falan gibi bir şeyler de uydurabilirsen, tüm iş senin yaratıcılığına kalmış. Sakın unutma ne yaparsan yap sonuna “uzmanı” veya “danışmanı” kelimesini eklersen insanlar sana dut gibi inanırlar.

2) İkinci olarak ismin çok önemli. Modern bir ismin olmasına dikkat et çünkü hedef kitlen modern, ”eğitimli” ve beyaz Türk olarak adlandırılan kesimden insanlar. Mesela Recep veya Hamit gibi bir isimle çok fazla geleceğin olmaz ancak Serkay, Tansel, Burakcan gibi isimler seni maça bir sıfır önde başlatır. Hele birde ismin Aşk, Meşk anlamlarına gelen tür bir şeyse vurdun büyük ikramiyeyi. Kadınlar aşktan meşkten bahseden kişisel gelişim uzmanlarına bayılır. Eğer bayansan önerilen isimler Tuğba, Nihal gibi isimlerdir öyle Hamdiye gibi bir ismin varsa bu isimden hemen kurtul. Git mahkemeye değiştir.

3) İmajın da çok önemlidir. Hitap ettiğin ve paralarını alacağın kesime göre giyinmen lazım. “Kurumsal” bir kişisel gelişim uzmanı olacaksan jilet gibi takım elbiseler ve bayansan uzun topuklar çok önemlidir. Eğer gençlere yönelik bir iş yapacaksan dikkat çekici renklerde spor kıyafetler falan giy. Kısacası kime kendini pazarlayacaksan onlar gibi görünmen lazım çünkü insanlar kendilerine benzeyen insanlara nedense güvenirler. Bu arada erkeksen bıyık, sakal konusuna dikkat et. Bıyıktan bıyığa, sakaldan sakala fark vardır. Dindar sakalıyla, modern cool erkek sakalı arasındaki farkı iyi anlamalısın. Senin çok karizmatik sandığın sakalınla Cüppeli Ahmet Hocaya benziyor olabilirsin ve bu imaj plaza insanları arasında pek iyi gitmez.

4) İsmin ve imaj meselen tamamsa hemen en yakın kitapçıya ya da en yakın süpermarkete dal. Orada çok satan kitaplar arasında birçok “kişisel gelişim” kitabı göreceksin. En çok satan kitaplardan fazla değil beş tanesini seç. Özellikle kadınların başından ayrılmadığı ve sürekli karıştırdığı kitapları edinmeye çalış. Kişisel Gelişim pazarında esas kitle kadınlardır bunu hiç unutma. Bu seçtiğin beş kitabı birkaç ay boyunca okumaya çalış, biliyorum okumayı sevmiyorsun ama para kazanmak istiyorsan biraz bir şeyler biliyor görünmen gerekiyor. Bu kitapları üst üste birkaç defa oku anlamasan da ezberle. Bu kitaplardan ezberlediğin “önemli lafları” veya “fikirleri” her yerde tekrarlayabilirsin ve çoğunluğu senin gibi okumayan insanlardan oluşan hedef kitlen meraklanma seni çok zeki sanacaklardır. Sonuçta kelime haznesi Twitter 140 karakter olan insanlardan bahsediyoruz.

Bu kitapların başka bir güzelliği zamanı geldiği ve bir kitap yazman gerekeceği dönemde sana ihtiyacın olan bilgileri sağlayacaklardır. Hiç çekinme düpedüz kopya çek ve beş kitapta altını çizdiğin yerleri üst üste ekle, hatta çok üşenirsen kitaptaki resimleri bile çalabilirsin korkma telif melif kimse bakmaz buralarda (mesela şu aralarda çok büyük kişisel gelişim uzmanı olarak televizyonlara çıkan ve gazetelerde yazıları yayınlanan bir arkadaşımız benim kütüphanemde yıllar öncesinden beri duran ve çok iyi bildiğim İngiliz bir yazara ait kitaptan resimlerine kadar kopyalayarak yeni bir kitap çıkardı ve şu anda yok satıyor. Sakın utanma çal çünkü yeni fikir üretmek zordur ve çalmak en kolayıdır. Kitap yazmasam olmaz mı deme çünkü Kişisel gelişim kitabı olmayan adama bu piyasada kişisel gelişim uzmanı demezler. Üstelik bu kitaplara fiyakalı imzanı atarak sevenlerine hediyede edebilirsin. Havan olur ve namım yürür. Kitap çok önemli meraklanma senin yazdıklarını da başkaları çalacak buna şimdiden kendini alıştır.

5) Kitapları okuma işi bittikten sonra okuduğun şeylerle alakalı birçok konuda uzmanlık taslayabilirsin. Hatta You Tube’da izlediğin bir kişisel gelişim videosu bile olur. Mesela NLP üzerine bir kitap okuduktan sonra kendine rahatça NLP uzmanı diyebilirsin korkma zaten kimse NLP falan nedir bilmediği için herkes sana inanacaktır. Birçok konuda kendine uzmanlık alanı uydur. Ne kadar çok alanda uzman görünürsen havan o kadar fazla olacaktır. Formül basit herhangi bir kelimenin sonuna uzmanı veya danışmanı kelimesi ekleyeceksin. En temel şeyleri bile kullanabilirsin. Mesela Renk kelimesini ele alalım. Renk Uzmanı veya Psiko-Renk Danışmanı çok karizmatik durur.

6) Şimdi sıra geldi sertifika edinmeye. Süslü sertifika ve diplomalar öğrettiğin saçmalıkları pazarlamanı kolaylaştıracaktır. İnsanlar diploma ve sertifika denilen kağıt parçalarına garip bir şekilde önem verirler. Bu sertifikaları birçok yerden toplayabilirsin. Sektöre senden önce girmiş uzmanlar yeterli parayı verirsen sana istemediğin kadar sertifika vereceklerdir. Sertifika alabileceğin eğitimlerin çoğunluğu süslü isimli ve çay kahve eşliğinde geyik muhabbeti yapılan “eğitimlerdir” bu işkenceye dayanabilirsen işin sonunda sana güzel renkli sertifikalarda verirler. Yalnız uyanık ol, sakın çok kazıklanma. Hatta sertifikam yurt dışından olsun dersen özellikle Amerika’da bazı güzel üç kağıt okulları da vardır. Buralar birkaç yüz dolar karşılığında sana ismi çok karizmatik diplomalar gönderebilirler. Mesela “Oxford Psychology Academy” falan. Bunlar tabii ki insanları çok etkileyecektir. Yalnız dediğim gibi dikkat et çok kazıklanma. İşlerini daha kısa yoldan halletmek istersen herhangi bir matbaa bile sana istediğin her kişisel gelişim diplomasını verecektir ama böyle pek eğlenceli olmaz. Bu yolda harcadığın paralara acıma üzülme çünkü sende biraz ünlendiğin zaman böyle bir eğitim şirketi açacaksın ve bu sefer sen bu renkli kağıtları satmaya başlayacaksın. Bu aşamaya geldiğin zaman mutlaka AKADEMİ gibi kelimeleri açacağın eğitim merkezinde kullanmaya dikkat et yeter.

7) Şimdi yapacağın şey bir fotoğraf stüdyosuna giderek karizmatik resimlerini çektirmek. Bu resimlerdeki kıyafetlerinin ve pozlarının hitap ettiğin kesime yönelik olmasına dikkat et. Hem sevecen hem de bilge görünmelisin unutma. Bu resimleri aldıktan sonra Internet sitesi ve Facebook Instagram gibi sosyal medya hesapları edin. Buralarda uzmanlıklarını, ne kadar önemli bir insan olduğunu ve uydurma başarılarını paylaşacaksın. Kullandığın resimlere çok dikkat et. İmajınla çelişen resimler sakın koyma Internet kaynaklarına. Örnek olarak eğer yönetim danışmanı falan gibi jilet gibi bir imajın varsa evinde atletle çekirdek çitlerken çekildiğin bir resmi koyamazsın. İnsanlar senin tuvalete bile takımla gittiğini düşünmelidir. Sosyal medyada ne paylaşacağım dersen bu çok basit. İşine yarayacak her şeyi ama belli bir teknik kullanarak paylaşman lazım. Mesela otuz sene öncesinden tanıdığın ve ismi cismi bilinmeyen bir şirkette personel işleriyle uğraşan lise arkadaşınla bir kahve içmeye mi gittin. Hemen bir resim çekil ve altına “xxxxx firmasının insan kaynakları müdürü xxxxxx hanımla sektörel gelişmeleri konuştuk falan yaz” kadın tüm sohbetiniz sırasında sana yeni doğan bebeğinin sürekli ağladığından bahsetmiş bile olsa sen herkesle ciddi şeyler konuşuyormuş gibi gözükmek zorundasın.

8) Artık tamamen yeni bir kimliğin var sevgili dostum şimdi sıra geldi seni pazarlamaya. Pazarlama için tanıdığın bildiğin herkesi veya her şeyi kullan. Her yere mail at, telefon aç ve randevu al. Bu görüşmelere gittiğin zaman da sakın korkma istediğin kadar at tut. Mesela tüm gün iş yerinde delirmiş ve üç kuruş paraya çalıştıkları içinde stresten patlamış çalışanlara atıp tutacağın bir eğitim için “Etkili Yönetim ve Karar verme becerileri” gibi bir saçma bir isim uydur. Şirketler bu tip süslü isimli eğitimlere bayılırlar. Şirketler senden aldıkları ve çalışanlarını zorla gönderdikleri eğitimler sayesinde hem çok ucuza çalışanlarına moral verme amaçlarına ulaşırlar hem de bunu vergilerinden düşebilirler. Bu arada eğitim vereceğin şirkette bu eğitime onay verecek ve sana para çıkaracak her kimse onu hoş tut. Eğer bu kişiyle aranız iyi olursa sana daha çok eğitim çıkar o firmadan. Kısacası sokakta don satmakla kişi veya kurumlara eğitim satmak arasında çok fark yoktur. Her şartta iyi bir pazarlamacı olman gerekir. Eğer ben bilgimle ve vermek istediğim olumlu katkılarla zaten eğitim verecek yer bulurum diyorsan hapı yuttun sevgili dostum çünkü kapitalizmde pazarlamacı olmayanın işi biter. Pazarlama derken “kazık” anlamında kullanıyorum. Unutma sistemde herkes herkesi kazıklar ve en büyük kazıkları atabilenler en tepede olurlar. Ben zaten bilgiliyim namusluyum şirketler ve insanlar beni bulur deme. İnsanlar kendilerine “kazık atılmadan” yani pazarlama yapılmadan bir şeyleri almıyorlar artık.

9) Bireysel eğitimler veya koçluk hizmeti vereceksen gördüğün her insan senin için bir pazarlama hedefidir. Kiminle tanışırsan tanış daha elini sıkarken ben bu insana ne pazarlayabilirim diye düşün. Hal hatır sorma bahanesiyle önce sorunlarını dinle ve anlamaya çalış daha sonrada vereceğin eğitim veya koçluk hizmetlerinin bu bahsettiği sorunları birkaç saat içinde çözeceği garantisini ver. İstediğin kadar palavra sıkabilirsin, sen onlara umut ve garanti verdikçe insanlar kendilerini daha iyi hissedeceklerdir ve kendini iyi hisseden insanlar sana para da vereceklerdir. Eğer doğrucu olur ve bu insanların sorunlarının öyle çabuk ve kolay çözümleri olmadığını ve uzun vadeli ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini falan söylersen etrafında kimse kalmaz. İnsanlar gerçekleri değil kandırılmayı isterler. Kandır onları seni daha çok seveceklerdir.

10) Medyaya büyük önem ver. Unutma ağzından salyalara çıkaran bir zırdeliyi bile alıp güzelce giydirdikten sonra dört tane büyük gazeteye ve üç tane büyük televizyon kanalına çıkartırsan insanlar etkilenir. (Buna PR diyoruz). Televizyonlara ve gazetelere çıkmak için elinden gelen her şeyi yap. Editörleri ve programcıları sürekli ziyaret et, onlara hediyeler götür, bol bol yağ çek ve gerekirse kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyerek direkt para ver. Kısacası ne yaparsan yap mutlaka medyada görün. Unutma bizim insanımız televizyonda ve gazetede gördüğü kişilere sevgi ve saygı gösterir eğer böyle bir şöhretin varsa elli lira bile etmeyecek saçma eğitimlerini elli bin liraya satabilirsin.

Evet sevgili dostum işte şanlı şöhretli ve zengin bir kişisel gelişim uzmanı olman bu kadar kolay.Hadi bakalım senden çok umutluyum. Bir an önce artık bir dakika bile beklemeden yerinden fırlayarak dediklerimi yapmaya başla. Harika bir hayat seni bekliyor. Kendine güven. Güç seninle unutma. Başarabilirsin. Quantumu ve çekim gücünü unutma. Pozitif ol. Farkındalık yaşa. Anda ol. Kapılar senin için açılıyor. Yaparsın sen. Koçum benim.

Sevgilerimle

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…