Ana içeriğe atla

SUUD VE İRAN NEDEN DALAŞIYOR.

Şii din adamı El-Nimrin Suudlar tarafından idamından hemen sonra İranlılar Suud uçakları Yemen'de elçiliğimizi bombaladı diye ayağa kalkınca Ortadoğuda bitmeyen savaşlara yeni birisimi ekleniyor diye tüm gün televizyon ve gazetelerde yorumlar birbirini izledi. Suud ve İran çekişmesini "biri Şii diğeri Sunni mezhebinden oldukları için çatışıyorlar" falan gibi saçma sapan laflarla yorumlayan ak saçlı ve şişman bir beyefendiyi televizyonda izlediğim zaman konu hakkında bir yazı yazmamın iyi olabileceğini düşündüm. Uzun yazılarınızı okuyamıyorum şu işi bir cümlede bana söylesene diyen dostlar için işin özetini şu şekilde yapabilirim. Efendim Suudlar ve İran arasındaki çatışmaların sebebi mezhep falan değildir her zaman ki gibi bu çatışmanın da sebebi Para ve Güçtür. Şimdi konuya bir ufaktan bakalım acaba neden bu iki ülke birbirleriyle çekişip durmaya başladılar.

1) İran'ı yıllardır güçten düşüren ambargoların kalkması ve hemen sonrasında çakılan petrol fiyatları Suud Ailesinin canını çok sıktı ve kendilerini ülke içinde güç göstermeye zorunlu hissettiler. 2 Ocak günü tam 47 kişiyi idam ettiler ve Şii din adamı Nimr bunlardan sadece biriydi. İran her ne kadar bu idama öfkelendiyse de Suudi vatandaşları için bu idamlar rejimin bir güç gösterisi ve gelecekteki istikrarsızlıktan korkan Suud önde gelenlerine "korkmayın her ne olursa olsun gerekeni yaparız burası Mısır veya Suriye gibi olmaz" algısını yaratmak içindi. Kısacası Şii din adamı El-Nimr özel olarak İranı kızdırmak için idam edilmedi temel olarak ekonomik durumdan endişelenen ve istikrarsızlıktan korkan Suudi yönetiminin kendi kabilesine bir güç gösterisi olarak idam edildi.

2) Uzun yıllardan beri ilk kez Suudi Arabistan ekonomisi çok kötü sinyaller vermeye başladı. 2014 senesinde varil başına 115 dolara sattıkları petrolü bugün ancak 40 dolara o da yalvara yalvara satabiliyorlar. Neredeyse tüm gelirlerinin yüzde seksenini dünyaya sattığı petrolden elde eden bir devlet için petrol fiyatlarındaki düşüş hiç de iyi bir haber değildir.Eğer İrana ambargolar planlandığı şekilde kalkarsa 2016 senesinde İran petrol piyasasına 1.5 milyon varil ekstra petrol sürecek ki bu Suudlar için tam bir felaket olacaktır. 87 milyar dolar bütçe açığı bulunan ve vatandaşlarının hayat standardını sürekli insanların cebine para pompalayarak koruyan Suudi Arabistan için petrol gelirlerinin düşmesi ve hazır paraya alışmış vatandaşlarının keyiflerinin kaçması yıllardır tahtlarında güven içinde oturan Suud Ailesinin aklına karabasanlar getirecektir. Nimrin idamı sonrası İranın verdiği sert tepkilere Suudların umursamaz ve çatışmayı alevlendirici tavırlarının arkasındaki esas sebepte kendilerine şöyle güzel bir düşman yaratıp içerde mızıldanması muhtemel muhalefet unsurlarının sesini kesmek olarak anlayabiliriz. Tüm halkın korktuğu düşmanlar her zaman yönetici sınıflar için çok yararlıdır.

3) Nimrin infazının hemen ardından binlerce İranlı gösterici bir anda ortaya çıkarak Tahrandaki Suudi Arabistan elçiliğini bastı. İran devriminin başlarından beri halkın gazını almak için elçilik basma gösterileri düzenlemeyi çok seven İran mollaları bu gösteriyi de zaten kendileri planlamıştı. Tüm gösteri Besiç denilen ve Hamaneye bağlı özel milis güçleri tarafından sahneye kondu. İranlıların bu işten çıkarı ne derseniz onun da açıklaması basit. Şimdi ambargolar yavaştan kalkmaya başladı,halk batı tipi seçimlerin yapılması yönünde bastırıyor ve İrandaki yönetici molla sınıfı ambargo sonrası dışa açılacak bir İranda ipleri ellerinden kaçırmaktan korkuyorlar. Suudlarla girişilecek mezhep çatışması görünümlü bir mücadele molla sınıfının çok işine gelecektir.

4) İran nükleer anlaşmazlık meselesini Batıyla çözdükten hemen sonra ambargo sebebiyle kullanamadığı ve şu anda dondurulmuş halde bulunan 58 milyar dolarlık mal varlığını hemen kullanabilir hale gelecek ki hiç az para değildir. Suudlarla olabilecek bir çekişme fanatik molla ruhban kesiminin çok işine gelse de İran başkanı Ruhaninin işine hiç gelmiyor çünkü bu tür çatışmalar Amerika ve Batının ambargoları kaldırmaktan vazgeçmesine sebep olabilir. İranın yeniden içe kapanması ruhbanların çok hoşuna gidecek olsada şu anki İran hükümetinin istediği bir şey değil. Bu sebeple Suud elçiliğini basmak için dini önder Hamaneye bağlı görevliler bir yandan halkı kışkırtırken diğer yanda devlet başkanı Ruhaniye bağlı polisler göstericileri tutukluyordu. Kısacası İranda bir güç savaşı başlamış durumda. İran artık tek bir İran değil.

5) Bugün Ortadoğuda artık devletler birebir savaşmıyor bu sebeple bir İran Suud savaşı ihtimalini uzak görüyorum ancak zaten bu devletler şu anda Ortadoğuda taşeronlar üzerinden gizli gizli savaşıyorlar.Yemende İranın desteklediği Hutiler Suudilerin desteklediği hükümete karşı savaşmaktalar ve bu savaş Suud devletine günde yaklaşık 200 milyon dolara mal olmakta. Bunun yanı sıra Suriyede İran Esad rejimine desteğini var gücüyle sürdürüyor ve her ay en az bir iki milyar dolarlık yardım yapıyor tabii Suudlar da rejim karşıtı güçleri destekliyor ve en az bu kadar parayı türlü Suriye direniş örgütlerine gönderiyorlar. Lübnan ve Irakta'da manzara benzer şekilde. Suudlar ve İranlılar kendilerine yakın gruplara silah ve para yardımı yaparak tüm Ortadoğu'da zaten birbirleriyle savaş halindeler.

Toparlarsam, Suudi Arabistan ve İran arasındaki çatışma bir mezhep çatışması değil çıkar ve güç çatışmasıdır. İki ülkenin de yönetici sınıfı zayıf düşüp devrilmekten korktukları için birbirleriyle düşman olmanın vatandaşlarının olası bir rejim değişikliği talebini ortadan kaldıracağını düşünmekte. İki ülkeninde ekonomik olarak ciddi petrol gelirine sahip olduğunu ve düşmanının zayıf düşmesi için her tür çatışmayı ve şiddeti finanse edebilecekleri düşünülürse Ortadoğuda yakın gelecekte çatışmalar alevlenerek devam edecek gibi gözükmekte. Suudi Arabistan ve İran denkleminde en zor durumda olan ülkeyse Türkiyedir çünkü her iki ülkeyle de ciddi ekonomik ilişkileri bulunmaktadır ve Türkiyeye tarafını seçmesi söylendiği zaman kimi seçersek seçelim bir Kaybet-Kaybet denklemi içinde olacaktır. Uzun vadede en iyimser senaryo ambargoların kalktığı bir İranın zaman içinde ülkedeki molla oligarşisini kırarak seçimlere dayalı bir demokrasiye dönüşmesi ve İranın dünya ekonomik sistemine entegre olmasıyla zor durumda kalacak Suud rejiminin de benzer bir değişim sürecine girmesidir. Ancak bu işler çok kanlı ve sıkıntılı olacaktır. Kısacası Türkiyenin yönetiminde olanların çok stratejik ve akıllıca hamleler yapması gereken bir dönemdeyiz.

Sevgilerimle

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…