Ana içeriğe atla

NÜKLEER CEHENNEM DÜĞMESİNİN ÜZERİNDEKİ TOMBUL PARMAK.

Kuzey Kore dün herkes İŞİD,Putin,PKK derken dünya beni unuttu ben de buradayım dercesine ufak bir atom bombasını (ki kendileri hidrojen bombası olduğunu iddia ediyor ama uzmanlar blöf diyor) patlatıverdi. Atom bombası gibi korkunç silahların varlığını hatırlamamız açısından önemli bir gelişme olmasının yanısıra bu bombanın düğmesine basarak dünyayı cehenneme çevirme kapasitesine sahip minik tombul parmağın sahibi Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un profilini incelememiz de faydalı olacaktır. (Yazıyı mümkün olduğu kadar Kim Jong kardeşimizi incitmeden yazacağım çünkü kafası attı mı kendi aleyhine yazılar bulunan Internet sitelerini resmi hackerlarına yok ettirme gibi kötü bir huyu var bu tombul kardeşimizin durduk yere benim Internet platformları da yok yere gitmesin şimdi)

1) Nükleer Atom bombaları başta olmak üzere dişinden tırnağına silahlı Kuzey Kore Ordusunun başında Başkomutan ve Mareşal (Daejang) rütbeleriyle en üst emir makamı olan Kim Jong Un beyefendinin hiç bir askerlik eğitimi yoktur hatta bizim en alt kademedeki bir onbaşımız bile bu adamdan daha fazla askeri eğitime sahiptir denilebilir. Bir milyon askere ve nükleer silahlara sahip dünyanın dördüncü büyük ordusunun başındaki adamın hiç bir askeri eğitime sahip olmaması insanın içini ürpertmiyor değil. Saddam ve Hitler gibi çok bilindik diktatörlerin en azından iyi kötü bir askeri eğitimleri vardı ve savaş görmüşlerdi ancak Kim Jong'un tüm askeri eğitimi izlediği aksiyon filmlerinden ibaret olabilir ve savaş ve askerlik görmemiş ergenlerin bu konularda ne kadar hevesli olduğu düşünülürse hiç de iç açıcı bir durum değil.

2) Kim Jong'un yüzüne dikkatli bakarsanız farklı bir simetri bozukluğu görebilirsiniz. Bunun sebebi de yüzünü ve imajını çok bebek yüzlü bulan ve gelecekte oturacağı "Üstün Lider" koltuğuna yakıştıramayan Kim Jong efendinin iktidara gelmeden önce estetik bıçağın altına yatarak yüzünü biraz daha erkeksileştirmeye çalışmasıdır. Bu konuda estetik cerrahın eline verdikleri ve "aha işte buna benzesin" dedikleri kişinin de rahmetli dedesi ve Kuzey Korenin ilk diktatörü (pardon büyük emekçi lideri) Kim İl Sung olduğu söylenir. Aslında ikisinin resimlerini yan yana koyduğumuz zaman andırmıyor değil. Buradan çıkarabileceğiniz sonuç dedesine benzemek için bıçak altına yatacak kadar ezik ve kendine güvensiz bir adamın elinin altında birbirinden şirin nükleer başlıklar olmasının hiç iyi bir fikir olmadığıdır. Batsın bu dünya diyerek depresyona girmesi hepimizin keyiflerini kaçırabilir.

3) Binlerce kişinin hapislerde siyasi mahkum olarak çürüdüğü ve halkının yıllardır açlık içinde yaşadığı kendi deyimleriyle (Halk Cenneti) Kuzey Korede asayişin berkemal olması için sürekli çalışan Kim Jong Un bunu sağlamak için türlü işkence ve idam metodları da geliştirmektedir hatta bu konuda oldukça innovatif sayılabilir. Mesela rahmetli pederi Kim Jong İl aniden ölünce kendisi koltuğa kurulmuş ve tüm ülkede on gün matem tutulmasını emretmiştir.Bu dönemde Kuzey Kore ordusunun bir generalinin matem tutmayı çok yanlış anlayarak şişelerce içki içmesi ve meze sofrası kurup eğlenmesi vahim olayı Kim Jong Un'un kulağına gelmiş ve bunun üzerine vefat etmiş babasına saygısızlık ettiğini düşündüğü generali koca bir havan topunun namlusuna bağlatarak topu ateşleterek talihsiz generalin paramparça olmasını sağlamıştır daha sonra bu parçalarında asitle yok edilerek generalin dünya üzerinden silinmesi emrini verdiği de söyleniyor. Bu kadar yaratıcı idam ve şiddet yöntemleri uygulayan birinin parmağının altında onlarca atom bombası olduğunu söylemiş miydim ?

4) Kim Jong Un koltuğa oturunca ülkesinde büyük reformlar yapmaya da karar vermiştir. Mesela Kuzey Kore kadınlarının küpe,pantalon ve topuklu ayakkabı giymesi yasağını kaldırmıştır. (evet Kuzey Korede bunlar yasaktı) Hatta daha da ileri gitmiş çocuklara hamburger,kızarmış patates ve pizza yeme yasağını da kaldırmıştır (evet bunlarda yasaktı ancak bunu yapmakla iyi mi yaptı bilemem tabi şu da var zaten bu ürünleri Kuzey Kore'de yiyebilecek çocuklar önde gelenlerin çocukları ve Kuzey Kore halkı patatesin kendisini bile göremiyor nerede kalmış kızarmışı). Buradan da Kim Jong Un'un gerçek dünyada değil kendisine has bir hayal dünyasında yaşadığını söyleyebiliriz.

5) Kim Jong Un babası iktidardayken ülkenin ikinci güçlü adamı olan amcası Jang Song Thaek'i hiç sevmemiştir ve koltuğa oturur oturmaz da ilk işi amcasını hapse tıktırmak olmuştur. Amcasına yöneltilen suçlamalar tedavi için gittiği yurtdışında casinolarda emekçilerin parasını rulete yatırmak ve lüks restoranlarda pahalı şaraplar içmekti. Tabi emekçilere karşı işlediği bu suçun karşılığında idam edilmiş ve Kim Jong Un sevmediği amcasından böylelikle kurtulmuştur. (Bu kindar adamın elinin altında nükleer başlıklar var konusuna değinmiştim sanırım)

6) Eski Sovyetler birliğinde özellikle Stalin zamanında uygulanan bir "tarihten silme" metodu vardı. Buna göre Stalinin canını sıkan önde gelen devlet büyükleri "Halk Düşmanı" olmak suçlamasıyla idam edildikten sonra bu kişilerin devlet arşivlerindeki tüm resim ve kayıtları yok edilirdi. Böyle bir çalışmadan sonra idam edilen siyasi kişilikler sanki dünya üzerinde hiç olmamış hale getirilirdi. Bu konudaki en komik örnek Stalinin idam ettirdiği bir generalin idamından önce Stalinle katıldığı bir toplantıda çekilen resimden fotomontajla çıkartılmasıdır. Batılı ülkelerin elindeki toplantı resimlerinde görünen talihsiz general Sovyet arşivlerinde bulunan resimlerde yoktur. İşte Kim Jong Un'da benzeri geleneği devam ettirerek idam ettirdiği veya hapse attırdığı kişileri bu şekilde tüm kayıtlardan sildirmektedir. (Internet çağında biraz zor bir iş ama hırslı adam,deniyor işte) Bu hareketi Kim Jong Un'un gücü elinde tutmak ve kuvvetli lider görüntüsünü korumak için her şeyi yapabileceğini göstermekte.

Toparlarsak dün patlattığı atom bombalarıyla dünya gündemine oturan Kuzey Kore diktatörü (halk ve emekçi önderi) Kim Jong Un askeri konularda ve devlet idaresinde eğitimsiz ve tecrübesiz,ezik ve kendine güvensiz,kindar ve acımasız ve güç tutkunu bir insan olarak dünyamızın ve bizlerin geleceği konusunda hiç de güzel sinyaller vermiyor. Umarım dünya devletleri ve aklı başında insanlar bu acaip adam ve elindeki nükleer başlıklar konusunda somut ve elle tutulur önlemler alabilirler aksi takdirde bir atom savaşı ihtimali hiç de uzak değildir.

Sevgilerimle

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…