Ana içeriğe atla

BAŞARI KAVRAMINA BAKIŞ FARKI.

You tube sitesine girerek arama çubuğuna "başarı" yazarsanız 153.000 sonuç çıkmaktadır. Bu sonuçları en çok izlenen videolara göre sıraladığınız zaman ilk sırada gelen video 1.302.041 defa izlenmiş "Ağlatan başarı hikayesi isimli" bir animasyondur.

Animasyonu izlediğiniz zaman kısaca zor şartlar altında yaşayan ezik ve içine kapanık bir öğrencisine cesaret verip kendisini önemli hissettiren bir öğretmenin daha sonra bu öğrencinin kendisinden aldığı cesaret ve değerli görülme duygusuyla başarılı bir öğrenciye dönüşmesi ve okulunu bitirip doktor olması üzerine bir hikaye izliyorsunuz. Son derece dokunaklı ve duygusal bir hikaye.

Link: https://www.youtube.com/watch?v=6CXYXhlwhzM

You Tube sitesine başarı kelimesinin ingilizcesi olan "success" kelimesini yazarsanız 11.200.00 sonuç çıkmaktadır. Bu videolar arasında en fazla izlenen video 35.702.279 defa izlenmiş "How Bad Do You Want It? Success" yani " Ne kadar fazla istiyorsun ? (Başarı)" isimli bir videodur. Bu videoda zenci bir sporcunun sabahtan akşama kadar kendisini bitirircesine ağır spor yapması ve arka plandan sesi gelen bir konuşmacının da genel olarak "ne kadar kötü durumda olursan ol eğer gerçekten istersen başarı yolunda seni kimse durduramaz" konulu bir konuşma yaptığı izlenmekte.

Link: https://www.youtube.com/watch?v=lsSC2vx7zFQ

Şimdi bu ufak incelemeden çıkarttığım sonuçlara gelelim Öncelikle başarı konusunda yüklenen videolar konusunda arada ciddi bir fark var. Türkçe dilindeki başarı videolarıyla İngilizce dilindeki video sayısı arasında az buz değil 9 milyon kadar fark var.

Başarı kavramına baktığımız zaman. Ülkemizde en beğenilen başarı kavramı videosunda dış desteğe ve birilerinin kendisini değerli hissettirmesine veya yolunu açmasına bağlı bir başarı kavramı görülmekte. Yani başarılı olmanız için insanların sizi anlaması,değer vermesi ve elinizden tutması lazım.

Amerikan kaynaklı en beğenilen videodaysa kendi azmiyle,çabasıyla ve başarıya olan delicesine inancıyla başarıya ulaşan bir insan imajı çizilmiş Yani dış destek değil iç motivasyon ve inanç önemli.

Bu basit analizin bile iki kültür arasındaki başarıya yönelik farkı açıkça gösterdiğini düşünüyorum. O sebeple ülkemizde başarılı olmak için dış faktörlere büyük önem verilirken özellikle Amerikada dış faktörden çok içsel faktörlere yani inanç ve irade gücünüze bakılmaktadır.

Başarı konusunda kitaplar yazan,eğitimler veren veya koçluk hizmeti verenlerin bu farkı dikkate almasında fayda var. Özellikle başarı konusunda kişinin kendi farkındalığı ve potansiyelini kullanması üzerine temellenen koçluk hizmetlerinin ülkemizde pek rağbet görmemesinde başarıya yönelik bu bakış farkının önemli olduğunu düşünüyorum. "Bizim ortamımız kötü,imkanımız yok, koç sadece konuşarak bize ne yapacak" kafa yapısının insanlarımız arasında oldukça yaygın olduğunu söyleyebilirim.

Sevgilerimle

Aydın Serdar Kuru

www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…