Ana içeriğe atla

Seçim Sonuçları ve AK Partinin başarılı algı yönetimi.

Seçim sonrası yorumları okuyorum ve izliyorum. Algı yönetimi ve İkna stratejileri üzerine eğitimler veren ve Davranış Değişikliği konularında az buçuk okumuş yazmış birisi olarak bir kaç yorumda ben eklemek isterim. Tabi kafanız hala seçim muhabbetlerinden şişmediyse.

1) İnsanlar kendilerine benzer olan insanlara sempati duyarlar. Çoğunluğun ortalamasına benzer bir imajı insanlara sunarsanız oylarını almanız olasıdır. Yani kısacası "halktan kopuk olmama" demek halkın çoğunluğuna benzer olmak demektir.

2) Kaos,belirsizlik ve otorite boşluğunu insanlar sevmez. Böyle bir durumda en denenmiş ve görece en güçlü imaj veren siyasi iradeye yönelirler. Aşırı evhamlı ve ikircikli tutumlar insanlarda "güçsüz" algısı yaratır. İktidar ve güç onu talep edene gider.

3) Ufukta gözüken yokluk ve kıtlık günleri algısına karşı "sığınılacak son liman" ve "kullanılacak son şans"gibi propagandalar insanlar üzerinde çok etkili olur. Bu algıyı iyi yönlendirenler kazanır.

4) Siyaset bir yeniden anlamlandırma sanatıdır. Hiç bir şeyin kendi başına bir anlamı yoktur. Bir olguya hangi anlam yüklenirse ve insanların ne kadar fazla bir kısmına bu kabul ettirilirse o anlam "doğru" kabul edilir. Bir siyasi parti ve içindeki insanlar hatasız ve yanlışsız "meleklerden" oluşmaz. Burada tüm mesele yaptığınız yanlışlıkları insanlara nasıl bir "yeni anlamlandırmayla" sunabildiğinizdir.

Mesela bir pasta ustası yaptığı pastanın içine yanlışlıkla kırmızı biber dökmüş olsun. Normal şartlarda bu zehir gibi acı pastayı yiyecek olan insanların göstereceği olumsuz tepkiyi göğüslemesi zor olan pasta ustası eğer bu hatasını "pasta yapımında egzotik ve yenilikçi bir tutum" gibisinden farklı bir algıya dönüştürebilirse hatasından güç kazanarak çıkacaktır. Bu seçimlerde iletişime önem vermeyen ve algı yönetimini umursamayan partiler bunun bedelini ödemişlerdir. Ak Partinin son derece profesyonel bir ekiple çalıştığını ve bu tür eğitimlere açık olduğunu bizzat ben biliyorum.

5) Koşullandırma yani "dediğimi yaparsan şeker veririm yapmazsan seni sopa bekliyor" stratejisi çok kuvvetli bir psikolojik olgudur. Yani "bize oy verirseniz güzel günler devam eder vermezseniz işte durumu görüyorsunuz" taktiği oldukça iyi sonuç vermiştir.Tabi bunda muhalefet partilerinin birbiri üstüne yaptığı acemice hareketlerde büyük rol oynamıştır.

6) İnsanlar güzel hikayelere bayılır. Ak Parti kendi seçim kampanyasını büyük güçlere ve kötü niyetlilere karşı verdiği "kutsal bir mücadele" olarak çok iyi konumlandırdı ve bunu insanlara aktarabildi. Diğer partilerin ne yaptığını ben pek anlamadım.

Kısacası ve toparlarsak.

Siyaset denen ilim çok kesin psikolojik faktörlere dayanan bir olgudur. Bu faktörleri iyi analiz edip doğru kullanan kazanır. Bunları önemsemeyen ve bu konularda hiç bir eğitimi veya danışmanlığı kabullenmeyen ama en kötüsü de "biz kırk yıllık siyasetçiyiz yeni şeyler öğrenmemize gerek yok" diyenler karşılarında müthiş etkin ve profesyonel idare edilen bir algı yönetimi kampanyası bulurlarsa "ne oldu bize " diye böyle oturup kalırlar. Geçen seçimlerde kişi olarak beğendiğim ve kazanmalarını istediğim farklı partilerden dört milletvekili adayına "bana sadece bir kaç saatinizi ayırın şu an çok yanlış işler yapıyorsunuz" demiştim. Hepsi de ilgim için bana çok teşekkür etti ama beni kibarca red ettiler. Sonuç tabii ki dördünün de bir ton para harcayıp kaybetmeleri oldu. Bu çok bilmiş tavır nedense özellikle muhalefet partilerimizde çok yaygın. Hepsi de kendilerini büyük "siyaset ustaları" olarak görmelerine rağmen sürekli seçim kaybedip duruyorlar. Bilimmiş ve eğitimmiş kimsenin umurunda değil. Ancak ne ilginçtir bir kısım insanın "gericilikle" suçladığı Ak Parti kurulduğu günden beri propaganda ve iletişim konularında son derece profesyonel danışmanlarla ve en son bilimsel taktiklerle çalışıyor. Yani demem o ki...

Kimse kimseyi suçlamasın. Bu seçimlerde herkes ektiğini bir güzel biçmiştir olan sadece budur. Seçim sonuçları ve kurulacak yeni hükümetimiz ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Bundan sonra her parti ve görüş için boş boş konuşup didişmeyi bırakarak kolları sıvama,çalışma ve eksik taraflarını giderme zamanıdır.

Ağlama ve sızlanmanın insanlara başarı getirdiği görülmemiştir.

Sevgilerimle

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

BAŞARISIZ BİR İNSAN OLMANIN DOKUZ YOLU

Sevgili Dostum,

Yıllardır seni daha başarılı bir insan yapmak için uğraşıp duruyorum. İşimi gücümü bırakıp sana güzel güzel yazılar yazıyorum ama okumuyorsun ve "hocam çok uzun yazıyorsunuz" diye bana mesajlar atıyorsun.

Tamam kardeşim diyorum ve sana kısacık kısacık resimli paragraflar yazıyorum bu sefer de "ee hani burada bir şey yazmıyor bana ne yapacağım tam anlatmamışsın" diye bana kızıyorsun. Bu sefer sana ulaşabilmek için minnacık minnacık uyandırıcı tweetler atıyorum onları da laf sokmalı ve esprikli söz değil diye beğenmiyor ve benim yerine trolleri takip ediyorsun.

Bu iş yazıyla olmuyor, gel bak sana eğitim düzenledik ve sadece bir akşam yemeği parasına bir günde sana otuz kitaplık bilgi vereceğim, üstelik benimle tanışıp istediğin soruyu da sorabilirsin diyorum "size şimdi para mı vereceğiz,hep paragözsünüz zaten" diyorsun (sanki cebindeki telefonla ayağındaki ayakkabıyı sana bedava verdiler de biz paragöz olduk).

Hele öyle sana "bak,ben …