Ana içeriğe atla

KRİZ VE BELİRSİZLİK ZAMANLARINDA NE YAPILIR ?

Bizim gibi bir günü başka bir gününe uymayan eğlencesi ve krizi bol ülkelerde girişimcilik ve yöneticilik gibi rolleri oynamak kısacası iş hayatında kelleyi kaptırmamak büyük bir yetenek aynı zamanda zeka gerektirir. İşte gene bol krizli,terörlü,seçimli ve belirsizlik dolu günleri hep birlikte yaşamaktayız. Bu aralar bana en çok gelen soru "Serdarcım sen akıllı adamsın işler gene karıştı ne yapacağız bana bir ayaküstü kurumsal koçluk,danışmanlık yada her ne diyorsan ondan yapıversene" temalı oluyor.

Genelde üç aşağı beş yukarı kafamın bastığı kadar benzer şeyleri söylüyorum ama işte hazır ofiste biraz fırsat bulmuşken sizlerle paylaşayım dedim belki faydamız olur.

İşte konu hakkında madde madde önerilerim. (Tereciye tere satma modunda değildir sadece kafamdan geçenleri paylaşıyorum bu işin üstadlarına saygılarımız sonsuz ceketimizin önü iliklidir.)

1) Uyum sağlayan ayakta kalır uyum sağlayamayan çöpe gider bir kere bunu gerek kafanıza gerekse şirketinizde bulunan her yere güzelce yazın. Bir kurum veya şirket ne kadar kuvvetli olursa olsun gelen bir krize ve değişen durumlara uyum sağlayacak yapıda değilse kısa zamanda tarihteki batık şirketler arasında yerini alacaktır. Siz dahil tüm personeliniz her tür kriz durumuna uyum sağlayacak yeterlilikte ve donanımda olmalı ve bu tür durumlarda ne yapacağını bilen sakin kafalı insanlarda karar alma mevkilerinde bulunmalı. Bir sabah kalkıp ülke çapında koca bir kaosu kucağınızda bulursanız ve eğer bu tip durumlar için planlarınız ve bu planları hayata geçirebilecek kadronuz yoksa ne kadar büyük ve kuvvetli görünürseniz görünün yere serilmeniz uzun sürmeyecektir. (Bakınız Dinazorlar)

2) Daha önceden planlanmış ve otomatik olarak yürüyen tüm işlemleri ki buna mail duyuruları,halkla ilişkiler faaliyetleri,sosyal medya paylaşımları hatta İnternet sitenizdeki güncellemeler dahildir hepsini durdurun ve bunları yeniden gözden geçirin. Ülke bir felaketin ortasındayken sizin cicili bicili mesajlar içeren paylaşımlarınızı insanlar görürse bunun hesabını sizden fena sorarlar.

3) Bütün sosyal medya ve direkt iletişim ağlarınızda krizle veya felaketle alakalı düşüncelerinizi hemen paylaşın ama sadece bununla kalmayın eyleme geçin. Bu kriz durumlarıyla alakalı çözüm önerilerinizi ve insanlara yardım etmek için neler yapabileceğinizi gümbür gümbür paylaşın. Yani kısacası ortada bir yangın varsa etrafınızdakilerle vah vah edeceğinize elinize bir kova alarak söndürme çalışmalarına katılın.

4) Bir deprem,felaket veya terör olayından direkt olarak etkilenen müşteri kitleleriniz varsa onların yanında olduğunuzu gerçekten hissettirin. Bazen canı yanmış bir insana en ihtiyacı olduğu günde açacağınız tek bir telefon veya göndereceğiniz tek bir mesaj hiç bir zaman unutulmayacak olumlu bir imaj bırakacaktır.

5) Tabii ki para kazanmak için iş yapıyorsunuz ve parayı düşünmek önemli. Ancak kriz zamanlarında ana düşüncenizin insanlara ve ülkenize faydalı olmak olduğunu ve geçici bir dönem de olsa para kazanmayı ikinci planda gördüğünüzü anlatabilirseniz bunun size uzun vadede getireceği kurumsal imaj ve insani boyut müthiş bir geri dönüş oluşturacaktır. İnsanlar zor zamanlarda yaşadıklarını ve o dönemde olumlu şekilde hatırladıkları insanları ve kurumları hiç unutmazlar. 1999 senesindeki o korkunç depremde daha önce kimsenin bilmediği ama sonrasında herkesin isimlerini zihinlerine kazıdığı AKUT gibi oluşumları aklınıza getirin.

6) İnsanlar korkulu ve krizli anlarda artık etkin bir şekilde düşünemezler. Bu sebeple böyle dönemlerde hemen devreye sokabileceğiniz ayrıntılı eylem planlarınız olsun. Şirketinizde oturun ve çok ciddi bir görev paylaşımı ve yapılacaklar listesi oluşturun. Herkesin ne yapacağı ne edeceği açık bir şekilde belirlensin. Böylece herkesin felç olduğu ortamlarda siz yavaş yavaş da olsa hareket etmeye devam edersiniz. 11 Eylül günü Amerikada terör saldırıları sebebiyle bir çok havayolu firması topu atarken bu tür krizlere hazırlıklı olanlar ayakta kaldı ve ayakta kaldıkları için müthiş fırsatlar yakaladılar.

7) Kriz dönemlerinde ürünlerinizi pazarlamaya ve satmaya devam edebilmek istiyorsanız Sosyal medya ile uğraşan birimlerinizin uyanık ve ayakta kalmaya devam etmesi lazımdır. İnsanlar artık sel suları altında bile kalsalar ellerinde telefon İnternete bakınmaya devam ediyorlar. En kötü ekonomik krizde bile sürekli Internette dolaşan meraklı gözler olacaktır ve etkin bir sosyal medya ekibine sahipseniz bu gözlerin bir kısmını ürünlerinize kazanabilirsiniz. Bu arada CRM denilen Müşteri İlişkileri sistemlerininde lüks olmadığını ve özellikle kriz dönemlerinde işinize en çok yarayacak araçlardan birisi olduğunu unutmayın. Balıkların az olduğu dönemde usta balıkçı sadece ustalığına güvenmez en modern olta ve yem sistemlerini de yanında taşır.

Kısacası kriz ve korku dönemlerinde hazırlıksız olanlar hapı yutar,biraz ayakta kalabilenler korkudan içlerine kapanır ama bu tür durumları önceden görerek gerekli hazırlığı yapanlar tam tersine daha da güçlenerek o durumdan çıkarlar.

Sevgilerimle

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…