Ana içeriğe atla

Güveç ve ikna.

Bugün denizden geliyoruz hanımla ki aklım fikrim evde bekleyen çay ve kitapta bu yüzden acele ediyorum. Tam eve varacağız hanım "aaaa toprak güveçler ne güzel dedi" bir baktım şişman yaşlı bir amca önünde elli tane boy boy güveç tam sokağın ortasına tezgahı kurmuş müşteri bekliyor.

İlk savunma taktiğim çoğu zaman işe yarayan "ne gerek var şimdi" taktiğiydi ama hanım çoktan eline içinde koca bir buzağı pişirilebilecek en büyüğünden dev bir güveci almıştı bile . Bizim şişman satıcı dayı paranın kokusunu aldığı için güveci hanıma sanki teknolojinin en son harikası gibi sunuyordu ve bu işi öyle güzel yapıyordu ki bu meretin Sümerler zamanından beri kullanıldığını bilmesem beni bile inandıracaktı

En sonunda satıcı amca fiyatı söyledi ve bana istediğim fırsatı verdi çünkü söylediği fiyat mantık ve izan sınırlarını aşıyordu. Bende hanıma dönerek ve sanki isterse bu parayı vermemin sorun olmadığı ama göz göre göre kazıklandığımızı ifade eden bir tavırla (bu önemli bir püf noktasıdır) "sence toprak bir kap bu kadar eder mi ?" sorusuyla amcaya darbemi indirdim.

Hanım bu zekice hamlemden sonra tam güveci yerine bırakıyordu ki yaşlı amca atik bir hareketle cebinden iki adet minicik nazar boncuğu çıkardı ve "bu da siz güzel çifte benim hediyem olsun hadi bakalım" demez mi. Adam resmen bana ikna taktikleri eğitimimin ikinci prensibi olan "Karşılık verme güdüsünü" uyguluyordu ve zamanlaması iyiyse bu teknik çok işe yarardı. Tahmin ettiğim gibi hanım yerine koymak üzere olduğu güveci bu sefer iki eliyle sıkıca tutarak havaya kaldırdı ve "Tamam aldık amca teşekkür ederiz" diyerek olayı bitirdi.

Gevrek gevrek gülen amcaya parasını toka ederken "aferin amca iyi iş" dedim çünkü karşımda sahada yetişmiş iyi bir iknacı duruyordu.

Neyse şu anda oturduğum yerden mutfağın bir kısmını ve belkide ülkenin en pahalı toprak kabını görüyorum. Neyse hanım belki bana güzel bir güveç yaparda keyfim yerine gelir.

Unutmayın ikna prensiplerinin hepsinin altında çok kuvvetli psikolojik mekanizmalar bulunur ve doğru kullanıldığında karşımızdakinin direnmesi çok ama çok zordur. Eğitimler başladığı zaman ayrıntılı olarak konuşuruz zaten. Sevgiler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…