Ana içeriğe atla

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye 8 bin 300 kilometre sahil şeridiyle denizcilik için ideal bir ülkedir. Türkiyedeki denizcilik sektörü son yıllarda büyük bir atılım içine girdi ve özellikle 2002 yılından bu yana tam 13 kat büyüyerek deniz ticaret filosunu 32 milyon tona çıkardı. Bu rakamlar büyük gibi gözüksede aslında Türkiye gibi denizciliğin stratejik önem taşıdığı bir ülke için yeterli olmayan rakamlardır. Şöyle bir örnek verirsem daha iyi anlarsınız. Türkiye ithalat ve ihracatının yüzde 85'e yakın kısmını denizyoluyla yapmaktadır. Yani şu anda kullandığınız yurtdışından gelen ürünlerin ve bizim dışarıya sattığımız ürünlerin büyük kısmı gemilerle taşınıyor. Peki bu malların ne kadarını Türk gemileri taşıyor derseniz bu oran sadece yüzde 12. Kısacası ülkemizin ticaretinin büyük kısmı denizden yapılmasına rağmen bunun sadece çok az bir kısmını Türk gemileriyle taşıyabiliyoruz.

Bu bir yandan negatif bir durum gözükse de aslında Denizcilik sektöründe büyük fırsatların olduğunu göz önüne seren bir istatistik. Türk denizciliği gerek tersaneleri,gerek gemi işletmecileri gerekse de bu sektöre yönelik personel yetiştiren eğitim kurumları olsun harıl harıl bir çalışma içinde bu açığı kapatmaya çalışıyorlar. Bu kapsamda Türkiyenin pek çok yerinde Denizcilik Meslek Liseleri açılmış durumda ki her gün işe giderken üzerlerinde üniformaları pek çok denizcilik öğrencisiyle karşılaşıyorum. Sadece Meslek Liseleriyle denizcilik şirketlerinin ve tersanelerin yetişmiş personel ihtiyacını karşılamak mümkün değildir çünkü eğer denizcilik alanında dünya çapında bir oyuncu olmak istiyorsak mutlaka üniversite seviyesinde akademik eğitim görmüş uzman denizcilik personeli yetiştirmemiz gerekmektedir.

İşte bu açığın farkına varan Deniz Ticaret Odası gerekli çalışmaları yaparak oda bünyesinde kurdukları Türk Deniz Eğitim Vakfı bünyesinde 2008 senesinde İstanbul'da Piri Reis Üniversitesini kurdu. Bünyesinde Denizcilik Fakültesi ve Denizcilik Yüksek okulunu barındıran üniversite bildiğim kadarıyla geçen sene ilk mezunlarını Türk Denizciliğine kazandırdı.

Şimdi diyeceksiniz ki durup dururken bunları neden yazıyorsun. Sebebi beni çok heyecanlandıran bir gelişme. Bünyesinde Profesyonel Koçluk eğitimlerine başlayacağım House of Human şirketi Piri Reis üniversitesi ile beraber çok özel bir projeye imza attı. İstanbul Kalkınma Ajansının da destek olduğu bu proje kapsamında Gemi İnşaat Sanayinde hizmet veren firmaların AR-GE ve İnovasyon kapasitelerinin arttırılması amacıyla tersanelere mentör yetiştirilecek.

Bu projeyi özel yapan durum bu eğitim kapsamında House of Human Şirketinin özel bir mentor yetiştirme sürecini üstlenmiş olması. Kısacası tersanelerimizde görev yapan profesyoneller aynı zamanda ciddi bir koçluk ve mentorluk eğitiminden de geçirilecek. Bu son derece sıra dışı ve Türk Denizciliğine sağlayacağı katma değerin gelecek yıllarda daha iyi anlaşılacağını düşündüğüm projeye imza atan ikisi de Türk Deniz Kuvvetlerine yıllarca hizmet vermiş değerli hocalarım ve House of Human şirketi kurucuları Umut Ahmet Tarakci ve Nuri Murat Avcı beyleri koçluk eğitimi sektöründe bence yeni bir standart belirleyen bu projeye imza attıkları için kutlamak isterim. Ülkemize hayırlı olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…