Ana içeriğe atla

Müzik hayatımın önemli bir parçası. Gün içinde ofiste çalışırken ve akşamları evimde sürekli arka planda bir müzik olmasına dikkat ederim. Yeri geldiği zaman yabancı pop ve rockda dinlediğim olur ama genel olarak sevgi duyduğum esas müzik Klasik Müziktir. Benimle birlikte çalışan arkadaşlarımın belki de ilk dikkat ettikleri şey bilgisayarımın hoparlöründen sürekli yükselen birbirinden güzel klasik müzik eserleri olur. Klasik müzik eserlerine hayatımda bu kadar çok yer vermemin ilk sebebi tabi büyük keyif almam. Diğeri de klasik müziğin bilimsel çalışmalarla da desteklenmiş insanı sakinleştirici,beyin dalgalarını düzenleyici ve kısmen odaklanma yeteneğini arttırıcı etkisi.

Klasik müziği ve genel olarak müziği bu kadar sevince müzisyenleride sevmemek olmaz. İşte yakından tanıdığım ve çalışmalarını çok beğendiğim bu müzisyenlerden birisi de çocukluk yıllarımdan beri arkadaşım olan değerli müzisyen ve Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı kurucusu ve genel koordinatörü Zafer Yümlü kardeşim.

Müzik gibi gerek performansı gerekse de organizasyonu çok zorlu bir alanda yıllardır Türkiyeye hizmet veren Zafer arkadaşım çok geniş bir müzik bilgi ve birikiminede sahiptir.

Bildiğim kadarıyla ilk müzik derslerini A. Faruk Kakınç’tan aldı. 1990 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girerek Doç. Ferhat Güneri’nin korno öğrencisi oldu. 1994-1998 arası Ertuğrul Karamenderes ile “Rus Ekolü” üzerine çalıştı. 1997’de bir dizi dinleti için gittiği Fransa’da Rouen Konservatuvarı’nda Prof. Charles Lecomte ile; 2000 yılında ise İsviçre’de “Cenevre Konservatuvarı’nda Prof. Gregory Cass ile çalıştı. Kısacası müzik alanında kendisini bir çok farklı ve uzman kaynaktan geliştirdi.

Zafer kardeşimin müzik alanındaki başarıları da son derece ilgi çekici. Mesela 2002 yılında İzmir’de bir ilki gerçekleştirerek “Çok Sesli Dünya Şarkıları Topluluğu”nu kurdu ve bu topluluk, farklı dillerde çok sesli koro ezgileriyle başarılı çalışmalara imza attı.

2004 senesindeyse bugün kendisinin başında olduğu, ulusal ve uluslararası çok sesli müzik alanında konserler vererek toplumu bilinçlendirmek doğrultusunda çaba harcayan “Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı"nı kurdu.

2007 senesinden itibaren benim de görev yaptığım ofisin bulunduğu Ege Üniversitesi 50.yıl köşkünde "Bir Enstrümanı tanıyalım" seminer programları yaptı. Bu seminerlerden birine bende katılmıştım ve ne olduğunu biliyorum sandığım bir enstürmanın aslında ne kadar ince ve teknik detaylara sahip olduğuna çok şaşırmıştım. Bu seminerler daha sonra Türkiyenin her köşesinden gelen talepler üzerine bir çok farklı yerde daha yapıldı.

Zafer kardeşim hakkında bir ilginç bilgi daha var. Türkiyede ilk defa bir Türk sanatçıya ithafen İtalyan besteci Andrea Ferrante tarafından bir konçerto yazıldı. O konçertonun adına ithaf edildi sanatçı Zafer Yümlü kardeşimdi. Bir insan adına konçerto ithaf edilirse ne yapar,ne hisseder bir ara kendisine soracağım.

Tabi Zafer kardeşimin yaptıkları sadece bunlarla sınırlı değil, fakir çocuklara müziği sevdirme kampanyalarından tutun dünyanın dört bir tarafında konserlere çıkmaya kadar geniş çaplı ve müzikle dolu bir hayat yaşıyor. Bu kadar yoğunluğunun üstüne bir de “Dört Korno için Anadolu Ezgileri” isimli bir de kitap yazmış ki insan gerçekten de müzisyenlerin farklı bir enerjisi olduğuna inanıyor.

Şimdi bu kadar şeyi yazmamın sebebi şudur. Hepimizin ama özellikle yeni yetişen çocukların doğru dürüst bir müzik eğitimine ihtiyacı var. Bu ülkede iş yapan her türlü şirketin ve kurumun da müzikle içli dışlı olma ve kendilerini sanat alanında var etme görevleri var. Eğer ülke olarak hedefimizi büyük,güçlü ve medeni bir ülke olmak yolunda çizmişsek şunu iyi bilmeliyiz ki medenileşmek sadece zengin olmak ve banka hesaplarını parayla doldurmakla değil sanatla,müzikle ve edebiyatla gerçekleşebilen bir kavramdır.

Bu sebeple bu tür sanatlarla uğraşan ve sanatlarını uluslararası bir kalitede icra eden tüm sanatçılara tam destek verilmesi lazımdır. Zafer Yümlü kardeşim de bence bu desteği sonuna kadar hak eden birisi. O yüzden en azından sosyal medya platformumdan bu düşüncelerimi paylaşmak istedim. Umarım kendisini hakkıyla yansıtabilmişimdir.

Zafer Yümlü ve Ensemble Feverish Music hakkında detaylı bilgi için

Resmi sitesi : http://www.efm.gen.tr/

Hakkındaki Wikipedi sayfası : http://tr.wikipedia.org/wiki/Zafer_Yümlü

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİNE GÜVENSİZLİKTEN KURTULMAK İÇİN 10 TAVSİYE.

Sevgili Dostum,

Objektivizm isimli felsefi akımının kurucusu ve saygı duyduğum yazarlardan bir tanesi olan Ayn Rand hanımefendi şunu söyler : 

“Kendine değer vermeyen insan, hiçbir şeye ve hiç kimseye değer veremez”

Bu, kendine güvensizliğin insanların ve toplumların hayatlarını ne kadar zorlaştıran bir düşünce bozukluğu olduğunu açıklayan çok doğru bir sözdür.

Gerek koçluk ve eğitim çalışmalarımda, gerek günlük yaşamımda insanların kendilerini boğan kocaman güvensizlik mengeneleri içinde yaşamaya çabaladıkları mutsuz ve karamsar hayatlarına sık sık şahit olmaktayım

Bu sebeple kendine güvensizlik üreten düşünce ve algı bozuklukları, üzerinde en çok çalıştığım konulardan bir tanesi olmakta.

Eğer sende kendine güvensizlik cehennemi içinde yaşayan ve bu sebeple hayatın birçok renginden kendini mahrum eden insanlardan biriysen, öncelikle bunu dürüstçe kabullenmen gerekiyor.

Şunu iyi bil ki bu sorunu seninle birlikte yaşayan milyonlarca insan var ve bu insanların büyük çoğunluğu dışardan göründük…

MUTLU OLMAK İÇİN VAZGEÇMEN GEREKEN 15 ŞEY.

Sevgili Dostum,
Roma İmparatorlarından aynı zamanda Stoacı bir filozof da olan Marcus Aurelius yüzlerce yıl önce "Hayatınızdaki mutluluk düşüncelerinizin kalitesine bağlıdır" tespitinde bulunmuştur. 
Mutlu olmak için neler yapman gerektiği konusunda bir çok kitap ve yazı bulabilirsin ancak ben bu yazıda mutlu olmak için yapmaman ve vazgeçmen gereken şeyler üzerinde durmak istiyorum.
Bu yazıyı dikkatlice okur ve burada vazgeçmeni istediğim şeylerden en azından bir kaç tanesini hayatından çıkarmayı becerebilirsen yaşam hakkındaki olumsuz algın değişerek daha olumlu ve mutlu bir yaşamın kapısını arayabilirsin. 
Bunları yapamam dersen en azından bir kaç kere üst üste okumanı istiyorum. Buna da üşenirim diyorsan en azından bu yazıyı arkadaşlarına paylaş çünkü bu basit hareketinin bile kimin hayatını değiştireceğini  bilemezsin. Bunu da yapamam diyorsan sana söylenecek pek bir şey yok.
Hadi başlayalım bakalım yapmaman ve hayatından çıkarman gereken şeylere.
1) Her zaman haklı olm…

BAŞARISIZ BİR İNSAN OLMANIN DOKUZ YOLU

Sevgili Dostum,

Yıllardır seni daha başarılı bir insan yapmak için uğraşıp duruyorum. İşimi gücümü bırakıp sana güzel güzel yazılar yazıyorum ama okumuyorsun ve "hocam çok uzun yazıyorsunuz" diye bana mesajlar atıyorsun.

Tamam kardeşim diyorum ve sana kısacık kısacık resimli paragraflar yazıyorum bu sefer de "ee hani burada bir şey yazmıyor bana ne yapacağım tam anlatmamışsın" diye bana kızıyorsun. Bu sefer sana ulaşabilmek için minnacık minnacık uyandırıcı tweetler atıyorum onları da laf sokmalı ve esprikli söz değil diye beğenmiyor ve benim yerine trolleri takip ediyorsun.

Bu iş yazıyla olmuyor, gel bak sana eğitim düzenledik ve sadece bir akşam yemeği parasına bir günde sana otuz kitaplık bilgi vereceğim, üstelik benimle tanışıp istediğin soruyu da sorabilirsin diyorum "size şimdi para mı vereceğiz,hep paragözsünüz zaten" diyorsun (sanki cebindeki telefonla ayağındaki ayakkabıyı sana bedava verdiler de biz paragöz olduk).

Hele öyle sana "bak,ben …