Ana içeriğe atla

İzmirdeki Dojomuzda bulunan Aizu bayrağı. Bu bayrak Japonyanın Batı taraflarında bulunan Aizu bölgesine yirminci yüzyılın başlarına kadar hakim olan Aizu klanının bayrağıdır. Aizu klanı Japonyanın en becerikli ve korkulan Samuray savaşçılarına sahipti ve feodal dönemin sonuna kadar ağırlığını korudu. Bizim şu anda çalıştığımız Japon Savaş Sanatı Daito Ryu Aikijujutsu işte bu ailenin nesiller boyunca gizlediği ve ancak son elli sene içinde açık şekilde öğretilmeye başlayan bir sanattır. Bu bayrak değerli kardeşim İlkay İtkü tarafından Japonyada eğitim gördüğü dönemde bizzat Aizu bölgesine giderek teslim alınmış ve onun tarafından Türkiyeye getirilmiştir. Son derece sembolik bir anlam taşımaktadır. ( İlgi çekici bir not daha ekleyeyim Tom Cruise'ın gerçek tarihi olaylara dayanarak çektiği "Son Samuray" filminde İmparatorluk güçlerine karşı geleneklerinden vazgeçmemek için büyük bir mücadele veren ordu işe bu Aizu klanının ordusuydu) Şu anda tüm Türkiyede bu bayrağı orjinal olarak görebileceğiniz tek yer bizim dojomuzdur. Daha fazla bilgi için

http://en.wikipedia.org/wiki/Aizu

http://tatsujinkan.wix.com/daitoryuturkiye

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…
Konuştuğunuz kişinin yüzü ve gövdesi size dönük olsa bile ayak uçları başka yöne bakıyorsa konuşmayı bitirmenizin zamanı gelmiş demektir